SEUL GEZİ REHBERİ: BİR “YABANCI” OLMANIN EN GÜZEL HALİ

SEUL GEZİ REHBERİ: BİR “YABANCI” OLMANIN EN GÜZEL HALİ

9 Kasım 2023 Perşembe


Bir Uzak Doğu ülkesi ile tanışmak her zaman dünyanın geri kalan ülkeleriyle tanışmaktan daha farklı bir deneyimmiş gibi hissettiriyor bize. Tamam, her gittiğiniz yerde farklı, mutlu edecek, gülümsetecek bir detay yakalıyorsunuz, her şehir sizi bir kez daha şaşırtıyor, bir kez daha dünyanın sevilebilir bir yer olduğunu hissettiriyor ama, söz konusu Uzak Doğu ülkelerinden biri oldu mu her şey çok daha başka. Bir yerde “son derece yabancı” hissetmenin teoride olumsuz bir duygu yaratıyor oluşu Uzak Doğu ülkelerinden birine gittiğinizde bambaşka bir hisse dönüşüyor. Size hiçbir şey ifade etmeyen şekillerin arasında okuma yazma bilginizin tam anlamıyla bir hiçe dönüştüğü, yabancı olduğunuzun herkes tarafından anlaşılabildiği bir yerde olmak nasıl oluyor da bu kadar iyi hissettirebiliyor inanın biz de anlamıyoruz.

İşte Seul deneyimimiz de tamamen bu tatta geçti. Alışma evresindeyken, “acaba bir süre burada yaşasak nasıl olurdu” hayallerine dalarken bir anda dönüş yolunda bulduk kendimizi. Peki Seul beklediğimiz gibi çıktı mı? Fazlası var, eksiği yok. Eğer aradığınız kocaman bir Uzak Doğu metropolü ise, yüzlerce ışıklı tabelanın arasında yürümek, kalabalığın arasına karışmak, dünyadaki varlığınızın önem derecesini sorgulamak falan istiyorsanız tam yerindesiniz. Daha geleneksel bir şeyler arıyorsanız, tapınaklar, rahipler, Uzak Doğu kültürüne dair pek çok şey ile karşılaşmak niyetindeyseniz Seul’u bu şekilde yaşamak da sizin elinizde. Özetle şehir size her şeyi sunuyor ve kendi deneyiminizi kendiniz şekillendiriyorsunuz da diyebiliriz. Biz ne yaptık? Ortaya karışık. Kendi Seul’umuzu yarattık, o yarattığımız Seul ile platonik sayılmayacak bir aşk yaşadık, Seul bizi sevdi, bize iyi davrandı, bizi kucakladı. E biz de onu tabii. Şimdi kendisinden İstanbul’da oturmuş Seul gezi rehberi yazma aşamasına geçecek kadar uzaklaşmışken içimizde inceden bir özlem duygusu da oluşmadı değil.

Seul’a Ne Zaman Gidilir?

Güney Kore’ye gitmek için hangi dönemlerin daha iyi olduğu hakkında Güney Kore Gezisi Notları yazımızda detaylı bir şekilde bahsetmiştik. Aslında Seul için de orada paylaştığımız detayların çoğu geçerli. Kış aylarında popo donduran bir soğuk, yaz aylarında ise bayağı sıcak, ayrıca yoğun yağış olma ihtimali söz konusu. Dolayısıyla Seul gezisi için en ideal dönemler sonbaharda Eylül-Ekim, ilkbaharda ise Nisan-Mayıs. Zaten neredeyse her yer için en güzel bahar ayları önerisinde bulunup duruyoruz, çok da beklenmedik bir öneri olmadı. Daha da detay ver kardeşim diyorsanız onu da verelim, bizce nokta atışı bir Seul gezisi gerçekleştirmek niyetindeyseniz Nisan başını (kızdık da küfür ettik gibi oldu di mi) tercih edebilirsiniz. Çünkü bu dönemde Seul da dahil olmak üzere Güney Kore’de birçok yerde sakura/cherry blossom/kiraz çiçeği (artık ne şekilde adlandırmak isterseniz) açıyor ve inanılmaz bir görüntü oluyor. Eğer özellikle bu sebepten gitmek niyetinde değilseniz, hava durumunun daha garanti olması için Nisan sonu ya da Mayıs’ı tercih edebilirsiniz. Biz Nisan başında gittik ve gündüzleri yer yer sıcak olmasına rağmen akşamları serindi, her iki hava durumu ihtimaline karşın uygun kıyafet götürmekte fayda var. Gündüzleri akşama yatırım olarak elimizde montla gezmekten bi’ kolumuz inceldi, diğeri kalın kaldı ama olsun…….

Bu güzel rehberin yazarları Öykü & İdil hanıma teşekkür ederiz

Kaynak : https://oitheblog.com/2017/04/25/seul-gezi-rehberi/

Yorumlar (5)

a
| 7 ay önce

Harika

a
| 7 ay önce

test

G
Misafir | 5 ay önce

1

G
Misafir | 5 ay önce

1

G
Misafir | 5 ay önce

deneme

Yorumunuzu bırakın